|
SEÇİME BAŞKA AÇILARDAN DA
BAKABİLMEK
8 Kasım seçimlerine artık çok az zaman kaldı. Seçim sonucu ne
olursun bu seçim sürecinde konuşulanlar, yaşananlar ve seçim yarışı
uzun süre hafızalardan silinmeyecek gibi. Seçimde sonucun ne olursa
olsun, kazananın daima satranç olmasını dilerken, seçime başka
açılardan da bakmamı sağlayan nedenlere ilişkin sorular soracağım.
Kimsenin sorularımdan rahatsızlık duymasın çünkü; biz büyük bir
aileyiz ve bu konuları konuşmanın tam zamanı!
Acaba 1991 den beri yapılan seçimlerde oy kullanan delegelerin ne
kadarı satrancın içinden gelen ve satrancın gerçek emektarlarıydı?
Burada ki istatiki sonucu, olması gereken ve de bize daha çok
yakışan ölçütlere ulaştırabilme adına kimler tarafından ne kadar
uğraş verilmiştir?
8 Kasım 2008 seçiminde oy kullanacak delegelerin satrancın
dışından olanlara oranı ne kadardır? Bu oranın konuşulması gerekiyor
mu? Konuşulmasından rahatsızlık duyacaklar var mıdır? Varsa
nedenleri nelerdir?
“Çerçeve Statüsü gereğidir, yapacak fazlaca bir şey yok!”
denilebilir. Bu çerçeve statüsünü kimler hazırladı? Hazırlanışından
bu yana yaşadığı değişimler, önümüzde ki süreç de de devam edecek
midir? Başarısız görülen federasyon başkanlarının
değiştirilebilmesini ön gören bir statünün Gençlik ve Spor Müdürünce
dile getirilmesi, seçilmişlere müdahale anlamında yorumlanacak mı?
Sadece delegelere yapılan ziyaretlerin yarattığı rahatsızlıklar
sitem olarak hissettirildi. Elbette kısa süreç içerisinde herkesi
kucaklayabilmek ve sıkılmamış el bırakmamak kolay değildir. Yapılan
sitemi, delegeler gibi oy hakkı olmasalar da satranç emekçilerinin
varlığını hissettirme çabası olarak değerlendirmek gerekiyor. Aksi
amaç taşıyan sitemlerin haklılık payı taşıdığını söylemek güçtür.
Seçim yarışı adil mi devam etmektedir?
Söylenen sözlerin, açıklamaların, iddiaların hatta hakaretlerin;
seçim sonrasında ki karşılığı ne olacaktır?
Kulüpler kendi delegelerini kendileri mi seçmektedirler? Delege
seçimin de dışardan müdahaleler var mıdır?
Satranç sadece takım oyunundan mı ibarettir? Takım maçlarının
skoru bile bireysel maçların skorlarının toplamıyla elde edilmiyor
mu? Ama çerçeve statüsü gereği delege seçiminde kulüp hakimiyeti
gözüküyor. Çoğu ilimizden bir delege bile yokken birkaç ildeki
delege sayısının kabarıklığının Türk satrancına getireceği yararları
kim açıklayabilecek? “Hangi illerden delege yok?” sorusu yerine,
sayması daha kolay olması açısından; “Hangi illerden delegeler oy
kullanacak?” sorusunu sormak daha mantıklı gibi geliyor. Oy hakkı
bulamayan Anadolu satrancının kaderini kim belirleyecek? Bizler için
en iyisi verilse bile, biz kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek
istiyoruz, deme hakkımız yok mudur? Her il de ki lisanslı
oyuncuların, antrenör ve hakemlerin seçtiği ilçe ve il temsilcileri,
ve delegeler oy kullanmaya gönderilseydi, tüm illerin sesini
soluğunu görebilirdik seçimler de. Başarılı kulüp sayısı kadar oy
hakkının olmasını daha ne kadar içimize sindireceğiz.
Ah, çerçeve statüsü! Sen nelere kadirmişsin!
9 Kasım sabahı göreve başlayacak federasyon başkanımıza şimdiden
başarılar dilerken, ekibiyle birlikte yaptığı toplantılarda bu
soruların cevabını bulmaya çalışmalarını istiyorum. Çerçeve
statüsünün çerçevesinin genişletilmesi hepimizin yararınadır. Türk
satrancı bunu fazlasıyla hak ediyor.
Dr.Tuncay Şen
|