|

|
Sitenize Sahip Çıkın !
Merhabalar Değerli trchess okurları;
Forumların bir bir kapatıldığı ortamda sitenize sahip çıkınız
diyerek söze başlamış olalım;
Seçimlerden hemen sonra gündemi tüm görkemiyle kaplayan Dresden
Satranç Olimpiyatları nihayet tamamlandı.Seçilen federasyonun en
büyük umudu olan turnuva sonuçları maalesef bir müjdeyle
tamamlanamayınca hafızalarda buruk bir tat bıraktı.
Kıvanç Haznedaroğlu ve Kübra Öztürk norm aldı mı almadı mı
tartışmaları arasında kaldığımız olimpiyatlardan nefes almamızı
sağlayan en büyük haber sanırım 2012 yılında Olimpiyatların
İstanbul'da yapılması oldu.İstanbul'a olimpiyatların alınmasıyla
2000 yılından sonra 2. kez ülkemizde bir satranç olimpiyatı
düzenlenmiş olacak.Fakat bu olimpiyatlara damga vuracak bir ya da
bir kaç oyuncu yetiştirebilecek miyiz sorusuna maalesef olumlu bir
cevap verebilmek için çok sebep yok.Çünkü altyapıda olsun üst yapıda
olsun kuramsal bir anlayışla ekolleşebilmiş bir
hakem-oyuncu-antrenör gelişimi ve ilişkileri ağımız maalesef yok ya
da çok zayıf.
Umarız 4 yıllık süreyi altyapı organizasyonu ve çalışma anlamında
iyi değerlendirebiliriz de bizde dünya vizyonunda hak ettiğimiz yeri
alabiliriz.Mesela bir kaç ay öncesinde federasyon yöneticilerine
önerdiğim şekilde bir GSM operatörüyle senaryosunu hazır olan reklam
filmleri çekilebilir ve bu etkiyle bir sinerji yaratılabilir.
Bu turnuva sonucunda edindiğimiz yere bakacak olursak eğer, Milli
takımlarımız genel kategoride 154 milli takım arasında 36. olurken
bayanlarda ise 114 takım arasından 30. oldu.
Genelde Ermenistan birinci, İsrail ikinci, ABD üçüncü
olurken,Bayanlarda Gürcistan birinci,Ukrayna ikinci,ABD üçüncü
oldular.
Bayanlar Milli Takımımız 6 galibiyet 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet
elde ederken, genelde Milli Takımımız 5 galibiyet 3 beraberlik ve 3
yenilgiyle Olimpiyatları tamamladı..
Bu sonuçlar incelendiği zaman ortaya şöyle bir tablo çıkıyor.Dresden
Olimpiyatları sonunda bay ve bayan milli takımlarımız daha iyisini
yapabilecekleri bir turnuvadan vasat bir performansla
ayrıldılar.Maalesef bir tek GM'sini (Suat Atalık), en önemli GM
adayını(Barış Esen) ve bayan takımının bir numarasını dolduracak
olan Ekaterina Atalık'ı götürmeyen kurmaylarımızın etkisiyle
takımlarımız önemli bir fırsatı kaçırmışlardır.
Bu takımlarımız nasıl seçildiği,seçilme kıstaslarının neler olduğu
tam bir muamma olan bir karmaşanın sonucunda ortaya çıkmış gibi
görünüyor ve öylede oynuyorlar.Ne zaman ne yapacağı tamamen
belirsiz,herhangi bir oyuncusunun norm alması ekseninde hedefleme
ayarı yapılmış,başka bir projeksiyondan mahrum bir oluşuma doğru
maalesef sürüklenmekte gibiler.Oyuncularımız ellerinden geleni
yapmakla beraber takımın oluşumundan kaynaklanan nedenlerle daha
iyisini maalesef yapamadılar.
Daha iyi bir organizasyon ve başarı için başarılı ve başarısız
sistemleri bir inceleyelim bakalım...
Sporda başarısız sistemlerin (ya da organizasyon) özellikleri;
1-Alt yapıya önem vermezler.
2-İkinci,beşinci veya onbeşinci olurlar.
3-Bir kaç ay ya da yılda bir yıldız oyuncu antrenör,kurtarıcı ya da
Süpermen alırlar.Sonra Süpermenin pelerinini kendileri yakarlar.
4-En büyük başarıları arada denk getirip şampiyonları yenerler.Günlük
sonuçlar konuşulur.
5-Başarı için geleceği feda ederler.
6-Zaferler o kadar küçüktür ki paylaşılamaz.Herkes ''benim sayemde''
der.
7-Ekibin en tartışılmaz yeri yöneticidir.Yöneticiyi herkes
tanır,ünlüdürler.
8-Günlük yaşanılır.Günü kurtarmak önemlidir.
9-Ağır yenilgiler travma etkisi yaratır.Rakibe öfke artar.Kabahat ve
kabahatli aranır.Motivasyon biter.
10-Yenilgiye bahane bulunur.Kötü değillerdir.
11-Galibiyet şımartır,abarlı eğlenilir.Kutlanır.Mağlubiyet
kahreder.Yas tutulur.Kırk gün yas ilanı bile verilebilir.
12-Rakiple alay edilir.Ya büyütülür ,korkulur yada görmezden
gelinir.
Sporda başarılı ekollerin, sistemlerin(yada organizasyon)
özellikleri;
1-Alt yapıya büyük önem verirler.
2-Ya şampiyon olurlar ya da olmazlar.Bu şekilde bir mantalite
vardır.
3-Onlarca yıl aynı kurmaylar tarafından yönlendirilirler.
4-En büyük başarıları şampiyon olmalarıdır.Sistem övülür.Gelecek
planları konuşulur.Zaferlerden hemen sonra bile.
5-Gelecek için günlük ve anlık başarıyı her zaman feda etmeye
hazırdırlar.
6-Başarıdan herkes payesini alır, hem övgü hemde ücret bakımından.
7-Ekibin en sarsılmaz yeri antrenörler ve teknik kadrodur.
8-Her adımda gelecek düşünülür ve planlanır.
9-Ağır yenilgilerde bile olmasa da rakip takdir edilir.Yaprak
kımıldamaz.Gülümseme olmasa da fazla keder de duyulmaz.Daha iyiyi
yapmak için motive olunur.Duruş ve olgunlukla yatırım yapılır.Eksik
yanlar giderilmeye çalışılır,kabahatli arayışı içinde
olunmaz.Kabahatli biri olsa bile destek olunur.
10-''Bugün kötüydük,rakip iyiydi''denir.
11-Eğlence ölçülü rakibe saygı, hürmet ve övgü sonsuzdur.
12-Rakibin gerçek gücü objektif bir şekilde değerlendirilir.Eksik ve
fazla yanları ortaya konur.
Haftaya kapatılan forumları ve kapatma gerekçelerini eleştirerek
yazmak üzere
Saygılarımla....
01.12.2008
KANBER GÜREL
kanber.gurel@gmail.com
|